Türkiye ekonomisinde uygulanan parasal sıkılaşma ve makro ihtiyati tedbirler, finansal göstergelerde etkisini hızla göstermeye devam ediyor. Yılın ilk çeyreğinde iç talebin de etkisiyle ivme kazanan tüketici kredileri, son dönemin en sert yavaşlama süreçlerinden birinden geçiyor.
Zirveden Dip Noktaya Keskin Dönüş
Piyasalardan derlenen son verilere göre, yılın başında yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 gibi yüksek bir zirve gören tüketici kredisi büyüme hızı, eylül ayının son haftası itibarıyla yüzde 14,3 oranına kadar indi. Bu dramatik geri çekilme, hem bankacılık sektörünün kredi verme iştahındaki dengelenmeyi hem de bireysel borçlanma maliyetlerindeki artışın tüketici davranışlarına yansımasını net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Sıkılaşma Adımlarının Etkileri
- Yüksek Faiz Oranları: Kredi faizlerinin uzun süre yüksek seyretmesi, bireysel borçlanma maliyetlerini artırarak talebi baskıladı.
- BDDK Düzenlemeleri: Kredi kartı ve ihtiyaç kredilerine yönelik getirilen vade ve limit kısıtlamaları büyüme hızını doğrudan frenledi.
- Tüketici Davranışları: Hanehalkının harcama alışkanlıklarında zorunlu tasarruf eğilimi öne çıkmaya başladı.
Uzmanlar, kredi büyümesindeki bu yavaşlamanın iç talepteki dengelenmeyi desteklediğini ancak tahsili geciken alacaklar (TGA) ve banka kârlılıkları açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde parasal duruşun seyrine bağlı olarak kredi piyasasındaki bu ılımlı seyrin korunması bekleniyor.